
Vatandaşlığım iptal edildi ne yapmalıyım sorusu, uygulamada en sık karşılaştığımız ve en kritik hukuki sorudur. Eğer vatandaşlığınız idari bir kararla iptal edildiyse, panik yapmadan önce şunu bilmelisiniz: bu karar kesin değildir ve dava yoluyla geri alınabilir.
Türk hukukunda vatandaşlığın iptali veya kaybettirilmesi işlemleri yargı denetimine tabidir. Türk Vatandaşlığı Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu, bu tür işlemlere karşı kişiye güçlü hukuki koruma sağlar.
Ancak bu korumadan yararlanabilmek için vatandaşlık iptaline karşı dava açma süresinin kaçırılmaması ve sürecin doğru hukuki adımlarla yürütülmesi gerekir.
Vatandaşlık Neden İptal Edilir?
Türk Vatandaşlığı Kanunu, vatandaşlığın idare tarafından sona erdirilmesini iki ayrı başlık altında düzenler. Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun doğru cevabı, öncelikle bu ayrımın anlaşılmasına bağlıdır.
1) Vatandaşlığın İptali (TVK m.31)
Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31’e göre, bir kişi Türk vatandaşlığını gerçeğe aykırı beyanla veya vatandaşlığın kazanılmasında etkili olan önemli bir hususu gizleyerek elde etmişse, idare bu vatandaşlık kararını sonradan iptal edebilir.
Uygulamada vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun en sık karşılaşılan cevabı tam olarak bu maddeyle ilgilidir. Çünkü idare çoğu zaman yıllar sonra yaptığı arşiv araştırması veya güvenlik soruşturması sonucunda, kişinin başvuru sırasında bazı bilgileri eksik sunduğunu ya da hiç beyan etmediğini ileri sürerek vatandaşlığı iptal etmektedir.
Bu durum genellikle şu gerekçelere dayandırılır:
Başvuru sırasında yabancı ülkede devam eden bir soruşturmanın bildirilmemesi, hakkında bulunan adli kayıtların veya güvenlik notlarının beyan edilmemesi, kimlik, uyruk veya geçmişe ilişkin bazı bilgilerin eksik sunulması, sonradan ortaya çıkan istihbari veya arşiv kayıtları.
Bu madde kapsamında verilen iptal kararının en ağır sonucu şudur:
Karar geçmişe yürür (ex tunc). Yani hukuk düzeni açısından kişi, Türk vatandaşlığını hiç kazanmamış sayılır.
Bu nedenle TVK m.31’e dayalı iptal kararları, sadece kimlik ve pasaportun iptali sonucunu doğurmaz; aynı zamanda kişinin Türkiye’deki tüm hukuki statüsünü bir anda yabancı statüsüne çevirir ve çoğu zaman sınır dışı sürecini tetikler.
2) Vatandaşlığın Kaybettirilmesi (TVK m.29)
Kişinin; yabancı bir devlet hizmetinde izinsiz çalışması, devlet güvenliğine karşı faaliyetlerde bulunması, hakkında güvenlik soruşturması veya sakıncalı kayıt bulunması gibi durumlarda Cumhurbaşkanı kararı ile vatandaşlık kaybettirilebilir.
Her iki durumda da ortada bir idari işlem bulunmaktadır. Anayasa’nın 125. maddesi gereği, idarenin bu işlemlerine karşı idari yargıda dava açma hakkı vardır.
Vatandaşlığı İptal Edilen Kişinin Atması Gereken 4 Kritik Adım
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun pratik cevabı, aşağıdaki dört adımın gecikmeden atılmasıdır. Bu adımlar, hem hukuki statünüzü korur hem de telafisi güç sonuçların önüne geçer.
1) İptal Davası Açmak (En Kritik Adım)
Vatandaşlığın iptali veya kaybettirilmesi bir idari işlemdir ve yargı denetimine tabidir. Bu nedenle, karara karşı idari yargıda iptal davası açılmalıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi 60 gündür ve bu süre kaçırılırsa karar kesinleşir. Kararın kesinleşmesiyle birlikte kişi hukuken “yabancı” statüsüne düşer ve sınır dışı riski doğar.
2) Yürütmenin Durdurulmasını Talep Etmek
Dava açmak, vatandaşlık iptal kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle dava dilekçesinde mutlaka yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.
Vatandaşlık iptali; kimliğin ve pasaportun geçersiz hale gelmesi, sosyal ve hukuki hakların kaybı ve sınır dışı tehlikesi gibi telafisi imkânsız zararlar doğurduğundan, bu talep hayati önemdedir.
3) Malların Tasfiyesini Durdurmak
Türk Vatandaşlığı Kanunu m.33/2 çok önemli bir koruma sağlar:
Vatandaşlık iptal kararına karşı dava açılması halinde, kişinin Türkiye’deki mallarının tasfiyesi dava sonuna bırakılır. Yani dava açmak, mülkiyet hakkının korunması açısından otomatik bir güvence oluşturur.
4) Eş ve Çocukların Hukuki Durumunu Kontrol Etmek
Vatandaşlık iptali (m.31) ile kaybettirme (m.29) kararlarının eş ve çocuklar üzerindeki etkisi farklıdır. Özellikle m.31 kapsamında verilen iptal kararları, kişiye bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocukların statüsünü de riske atabilir. Bu nedenle aile bireylerinin hukuki durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Vatandaşlık İptaline Karşı Dava Açma Süresi
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun en kritik cevabı süreyi kaçırmamaktır. Çünkü vatandaşlık iptaline karşı açılacak iptal davası, süreye sıkı sıkıya bağlıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, idari işlemlere karşı dava açma süresi 60 gündür. Bu süre, vatandaşlık iptal kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Eğer resmi tebligat yapılmamışsa, kişinin kararı öğrendiği tarih esas alınır.
Uygulamada birçok kişi, karar kendisine geç ulaştığı veya hiç tebliğ edilmediği için bu süreyi farkında olmadan kaçırmaktadır. Oysa vatandaşlığın iptali gibi ağır sonuçlar doğuran işlemlerde, öğrenme tarihi de dava süresinin başlangıcı olarak kabul edilebilmektedir.
Bu 60 günlük süre içinde dava açılmazsa: Vatandaşlık iptal kararı kesinleşir, kişi hukuken yabancı statüsüne düşer, sınır dışı süreci başlatılabilir, kimlik ve pasaport geçersiz hale gelir.
Bu nedenle vatandaşlık iptali kararına karşı zaman kaybetmeden idari yargıya başvurulması, hak kaybını önlemenin tek yoludur.
Yürütmenin Durdurulması Neden Hayati?
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun en önemli cevaplarından biri, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep etmektir. Çünkü vatandaşlık iptaline karşı dava açılmış olması, bu kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.
İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27’ye göre, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir.
Vatandaşlık iptali tam olarak bu iki şartı birlikte barındırır. Çünkü bu kararın uygulanması halinde: Kişinin kimliği ve pasaportu geçersiz hale gelir, Türkiye’deki hukuki statüsü yabancıya dönüşür, sınır dışı edilme riski doğar ve çalışma, ikamet, sağlık ve sosyal hakları fiilen ortadan kalkar.
Bu nedenle mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilmesi, kişinin dava süreci boyunca Türkiye’de kalabilmesi ve temel haklarını kullanabilmesi açısından hayati önemdedir. Uygulamada, vatandaşlık iptali davalarında yürütmenin durdurulması talepleri, doğuracağı ağır sonuçlar nedeniyle yargı mercileri tarafından ciddi şekilde değerlendirilmektedir.
Eş ve Çocukların Durumu Ne Olur?
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusu kadar önemli bir diğer konu, bu kararın eş ve çocukları etkileyip etkilemeyeceğidir. Çünkü vatandaşlığın iptali ile kaybettirilmesi kararlarının aile bireyleri üzerindeki etkisi birbirinden farklıdır.
Türk Vatandaşlığı Kanunu bu ayrımı açıkça düzenlemiştir:
TVK m.31 kapsamında verilen iptal kararlarında (yalan beyan / gizleme):
Eğer eş ve çocuklar Türk vatandaşlığını, vatandaşlığı iptal edilen kişiye bağlı olarak kazanmışsa, bu iptal kararı onların vatandaşlığını da etkileyebilir. Çünkü iptal kararı geçmişe yürür ve hukuken kişi hiç vatandaş olmamış sayılır. Bu durumda, eş ve çocukların vatandaşlık statüsü de hukuki tartışma konusu haline gelir.
TVK m.29 kapsamında verilen kaybettirme kararlarında:
Bu kararlar şahsidir. Yani kişinin vatandaşlığının kaybettirilmesi, eş ve çocukların vatandaşlık durumunu etkilemez.
Uygulamada en çok gözden kaçan husus, m.31’e dayalı iptal kararlarının aile bireyleri açısından doğurabileceği sonuçlardır. Bu nedenle, vatandaşlık iptali sürecinde sadece kişinin değil, eş ve çocukların hukuki durumunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Malların Tasfiyesi Nasıl Durdurulur?
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun en kritik başlıklarından biri de mülkiyet hakkının korunmasıdır. Çünkü vatandaşlığın iptali kararı, sadece kimlik ve hukuki statü üzerinde değil, kişinin Türkiye’deki malvarlığı üzerinde de sonuç doğurabilir.
Türk Vatandaşlığı Kanunu m.33’e göre, vatandaşlığı iptal edilen kişiler hakkında yabancılara uygulanan hükümler devreye girer ve gerekli görülmesi halinde mallarının tasfiyesi istenebilir. Bu durumda kişiye, Türkiye’deki mallarını tasfiye etmesi için en fazla bir yıl süre tanınır. Aksi halde mallar Hazine tarafından satılarak bedeli kişi adına kamu bankasına yatırılır.
Ancak aynı maddenin 2. fıkrası çok önemli bir hukuki güvence sağlar:
Vatandaşlık iptal kararına karşı dava açılması halinde, malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
Yani vatandaşlık iptaline karşı idari yargıda dava açmak, sadece vatandaşlık statüsünü değil, aynı zamanda kişinin Türkiye’deki mülkiyet hakkını da otomatik olarak koruma altına alır. Bu nedenle dava açılması, malvarlığının korunması açısından da hayati önemdedir.
Vatansız Kalma Riski ve Uluslararası Hukuk
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusu değerlendirilirken gözden kaçırılmaması gereken en önemli hususlardan biri, kişinin vatansız (haymatlos) kalma riskidir. Çünkü bazı vatandaşlık iptali kararları, kişinin başka bir devlet vatandaşlığı bulunmadığı durumlarda, onu hukuken hiçbir devlete bağlı olmayan bir statüye sürükleyebilir.
Bu durum yalnızca iç hukuk açısından değil, uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku bakımından da ciddi sonuçlar doğurur. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve anayasal ilkeler gereği, kişilerin vatansız bırakılmaması temel bir ilkedir.
Vatansız kalma riski bulunan dosyalarda, vatandaşlık iptal kararının: Ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, aile birliğini zedelediği, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırdığı, uluslararası yükümlülüklere aykırılık oluşturduğu hukuki argümanları özellikle vurgulanmalıdır.
Bu tür durumlarda idari yargı mercileri, vatandaşlık iptal kararını yalnızca şekli değil, insan hakları ve uluslararası hukuk boyutuyla da değerlendirmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinde vatansız kalma riskinin açık ve somut şekilde ortaya konulması, davanın seyri açısından büyük önem taşır.
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun pratikte en çok hata yapılan kısmı, davanın yanlış mahkemede açılmasıdır. Oysa vatandaşlık iptaline karşı açılacak davada görevli ve yetkili mahkeme, kararı veren makama göre belirlenir.
Eğer vatandaşlık iptal veya kaybettirme kararı Cumhurbaşkanı kararı ile verilmişse, dava doğrudan Danıştay’da açılır.
Karar Bakanlık, Valilik veya ilgili idari komisyon tarafından verilmişse, görevli mahkeme İdare Mahkemesidir.
Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü davanın yanlış yerde açılması halinde mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu nedenle vatandaşlık iptaline karşı dava açılmadan önce, kararın hangi makam tarafından verildiği dikkatle incelenmeli ve dava doğru yargı yerinde açılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Vatandaşlığım iptal edildi, Türkiye’de kalabilir miyim?
Evet. Vatandaşlık iptaline karşı dava açarak ve dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını talep ederek, yargılama süresince Türkiye’de kalmanız mümkündür.
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı?
En geç 60 gün içinde idari yargıda iptal davası açmalı, yürütmenin durdurulmasını talep etmeli ve süreci uzman bir avukatla yürütmelidir.
Vatandaşlık iptali sonrası kimlik ve pasaport geçerli mi?
İptal kararıyla birlikte kimlik ve pasaport hukuken geçersiz hale gelir. Bu nedenle dava açılması ve yürütmenin durdurulması talebi büyük önem taşır.
Vatandaşlık iptali sınır dışı sebebi midir?
Uygulamada evet. Kişi yabancı statüsüne düştüğü için sınır dışı süreci başlatılabilir. Bu riski durdurmanın yolu dava ve yürütmenin durdurulması talebidir.
Vatandaşlık iptaline karşı dava açma süresi kaç gündür?
Kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 60 gündür.
Vatandaşlık iptali eşimi ve çocuklarımı etkiler mi?
Eğer iptal kararı TVK m.31’e dayanıyorsa ve eş ile çocuklar vatandaşlığı size bağlı olarak kazanmışsa, onların statüsü de etkilenebilir. Kaybettirme kararları ise şahsidir.
Vatandaşlık iptali sonrası mallarım satılır mı?
Dava açılmazsa, TVK m.33 uyarınca malların tasfiyesi gündeme gelebilir. Ancak dava açılması halinde tasfiye dava sonuna bırakılır.
Vatandaşlık iptal davası nerede açılır?
Kararı veren makama göre değişir. Cumhurbaşkanı kararı ise Danıştay’da, Bakanlık veya Valilik kararı ise İdare Mahkemesinde açılır.
Vatandaşlık iptal kararı geri alınabilir mi?
Evet. İdari yargıda açılan iptal davasının kazanılması halinde, vatandaşlık hukuken hiç iptal edilmemiş sayılır ve tüm haklar iade edilir.
Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?
Vatandaşlığı iptal edilen kişi ne yapmalı sorusunun doğru cevabı kadar, bu sürecin kim tarafından yürütüldüğü de son derece önemlidir. Çünkü vatandaşlık iptali davaları; idare hukuku, göç hukuku, güvenlik soruşturmaları, arşiv kayıtları ve uluslararası hukuk boyutları olan teknik ve uzmanlık gerektiren dosyalardır.
Bu alanda yürütülen davalar, klasik idare davalarından farklıdır. Dosyanın başarısı çoğu zaman, idarenin “yalan beyan”, “gizleme”, “güvenlik kaydı” gibi soyut iddialarının somut belgelerle çürütülmesine bağlıdır.
Biz bu süreçte: Vatandaşlık iptal gerekçesini teknik olarak analiz eder, arşiv ve güvenlik araştırması kaynaklı iddiaları hukuken değerlendirir, yürütmenin durdurulması talebini güçlü gerekçelerle temellendirir, eş ve çocukların hukuki durumunu birlikte ele alır ve vatansız kalma ve sınır dışı riskini dava stratejisinin merkezine koyarız.
Özellikle TVK m.31 kapsamında verilen yalan beyan gerekçeli vatandaşlık iptali kararları, uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok iptal edilen işlemler arasındadır. Bu dosyaların başarılı şekilde yürütülmesi, hem mevzuata hem de yargı içtihatlarına hâkim olmayı gerektirir.
Vatandaşlık iptali davalarında doğru strateji, sadece dava açmak değil; dosyayı idarenin gerekçesini çürütecek şekilde kurgulamaktır. Bu nedenle sürecin, bu alanda deneyimli bir idare ve göç hukuku avukatı tarafından yürütülmesi hak kaybını önler ve davanın başarı şansını önemli ölçüde artırır.
Türk vatandaşlığının kazanılma şartları ve başvuru süreci hakkında ayrıntılı bilgi için “Türkiye’de Vatandaşlık Başvurusu: Adımlar ve Şartları” rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

